Hakim Bey


Hakim Bey

Hakim Bey

– Siz değerli kullanıcılarımıza çok güzel bir şiir ile bıraktım. Onur Çeliktürk Hakim bey sizler için.

Ücretsiz bir sohbet sitesinde sizleri beklemekteyiz bugün sizlere Hakim bey Adlı eserden bahsetmek istiyorum. Onur Çeliktürk Hakim Bey Sözleri sizler için hazır. Sözlerini iyi okur iseniz ne demek istediğini anlarsınız. hadi sende gel chat yapalım.

Madem sordun Hakim Bey,

Dilim döndükçe anlatayım.

Ben dokuzumda vazgeçtim çocuk olmaktan.

Ellerim hala küçücüktü reşit olduğumda.

Bilye oynamaya fırsat bulamadım çalışmaktan.

Benim okuduğum okul hayat, dersimin adıysa ekmek kazanma sanatıydı.

Biz dalavereden çakmayız Hakim Bey, Dümdüz adamlarızdır.

Hani az önce dedin ya,

Dosyan çok kabarık be evlat.”,

Doğrudur.

Bir o kadar da zabta geçmeyen icraatım vüku bulmuştur.

On beşimde tanıştım ıslah eviyle.

On yedimde sübyan kovuşunun en kıdemlisiydim.

Boya sandığımı tekmeleyen bir zat-ı muhteremi darpederek başladım nezarethaneleri

ziyaret etmeye.

Önceleri misafirdim kodeslerde.

Sonraları kadrolu oldum adliyelerde.

Ekmek teknemin nöbetçisi olmakla başladı sabıkam.

Sonraları da eksik olmadı tutanaklarım.

Suçsuzum desem biliyorum inanmayacaksın Hakim Bey.

Yahu sokakta kalıyorum, çatı bize lüks o zamanlar.

Üç beş kuruş sandıktan rızıklanıyorum.

Ona da taş koymaya çalıştılar.


Ne yapacaktım yani?

Susup aç mı kalacaktım?

Hırsız olmaktansa zanlı olmak daha evladır.

Anlayacağın sicilimizin bekareti açlıktan bozuldu.

E sahibimiz yok, tek tabancayız.

Bunu fırsat bilip üzerimize gelen de çok oldu.

Bir infaz memuru vurdum sübyan kovuşunda.

Sebebini sorma bana, asabım bozulur anlatırken.

Allah’tan ölmedi adam.

Üç yıl ek cezayla bulduk tahliyeyi
.
Çıktığımda on sekizdim.

Babam öbür dünyaya terfi etmiş, yetişemedim cenazesine.

İyice topal kaldım, yani yarım kaldım
Küçük Emrah filmleri gibiydi hayatım.

Kırmızı papuçları giymeseydi Gülcan, herşey bambaşka olacaktı misali.

E bizde serpildik, sakallarımız çıkmaya, kaşlarımız çatılmaya başladı.

Zaten cehennemin dibinde zebanilerle cirit atıyorduk.

Hayatımız daha ne kadar kötü olabilirdi ki?

Herhangi biri mazallah kükrese alacağız aşağı.

Sinir katsayımız olmuş milyar.

Kendi halimizde takılırken ona rastladım.

Deniz gözlü, derya gibi bakan, iç ısıtan.

Hep zırvalardı aşk, aşk, aşk diye.

Ben de tanıştım on dokuzumda.

Adı Bahar’dı. O döneme denk gelir Orhan Gencebay felsefesine tabi olduğumuz

zamanların ilintileri.

Bana kaderimin bir oyunu mu bu, aldı onu benden verdi zulmü.

Hakim Bey, uzatmayayım, o da tavdı bana.

İbrahim Tatlıses’in Hülya Avşar’a Sarayburnu’nda isyan ettiği dönemlerdi
.
Eminönü’nde balık ekmek yediğimiz teferruatlar.

Kısacası aşkın aşk olduğu zamanlardı.

Aşıktık yarım umutlarla. Muratlarımız yamalı ama çok yakışıklıydı.

Yırtık da olsa kaderimiz seviyorduk işte.

Kendi halindeydi garibim.

Ağzı var dili yoktu Baharımın.

Tekstilde çalışıp para biriktirirdi evliliğimiz için.

Bende ne iş bulsam yapardım.

Yeşilçam kıvamında pembe panjurlu yada çiçekli perdeli bir evdi hayalimiz.

İşte ben bugün bu yüzden karşınızdayım.

Bir gün dişimizden tırnağımızdan arttırıp biriktirdiğimiz üç beş kuruşla ev bakmaya

çıktık. Zeyrek Yokuşu’ndan çıkarken birkaç zibidi yanımda yürüyen ve kafasını

kaldırmayan Baharıma

“Ulan yavrum bu ne güzellik, gel bize katıl.” gibi cümleler sarf etti.

O an benim bütün dünyam sinema filmindeki gibi ağır çekime bağladı.

Kendimi kaybetmiştim.

Hatırladığım tek şey polisin telsiz anonsları, ambulanslar ve toplanmış olan

mahallenin ahalisiydi. Kendimi yine karakolda buldum.

Bileklerimde kelepçeler, iki ölü bir ağır yaralı var diyerek ifademi imzalattılar.

Bir de şimdi, şu anda duyduğum daktilo sesi.

Sanırım yaz kızım dediniz. Yaz ablacığım yaz. Bu dünyada bu kadar kahpe varken biz

koğuş kuşu olmaktan kurtulamayız.

Ecevit de öldü. Belki bu aşkı bir rahşan affı kurtarırdı.

Ama artık o da olmadığına göre baharımız kışa dönmüş demektir.

Şimdi soruyorum sana Hakim Bey.

Ben miyim katil, yoksa katli vacip olanlar mı?

Son sözüm olmaz benim.

Adalet mülkün temelidir ya, ben kiracıyım hep.

Bilmem adalet bize ne biçer.

Bizim mülkümüz yok be Hakim Bey.

Bizim mülkümüz para etmeyen gönlümüz
.
O da bizi beraat ettirmeye yetmez herhalde.

Kalemini kırmadan önce son kez karala Hakim Bey, son kez yaz.

De ki “Neyine sevmek garibanın?

Neyine Bahar?

Zengin yaşar Kışla Yazı, mevsim olsa İlkbahar.

Üşüyecek sübyan. Üşüyecek gariban. Üşüyecek umut.”

Hakim Bey

Hakim Bey


Yazar: admin

Yayınlanma Tarihi: 01 Ekim 2020

Kategori: Genel

Görüntüleme: 22 Defa

Etiketler:

Bir cevap bırakın.